6 Nisan 2014 Pazar

Güle güle Hedera...Seni hiç özlemiycem !..




çok değil...7-8 ay önce bu haldeydi ön bahçem...
yaklaşık 1-2 ay sonra da yine bu halde olacaktı.
eğer hedera olmasaydı...
nam-ı diğer canavar...
ben ona "alien" diyorum.

HEDERA HELİX...orman sarmaşığı...
helix eski Yunanca'da "sarmal" anlamına geliyor..
sarmaşıkgiller "araliaceae" ailesinden...

sarar sarmalar hedera her yeri...
öyle bir sarar ki zamanla sarmakla kalmaz resmen sıkar,boğar...
yapışır kalır,ayıramazsın...
acayip bir hızla büyür,şaşar kalırsın...

öyle masum bir niyetle dikmiştim ki hederayı bahçeme...
ne bileyim ben onun zamanla bir canavara dönüşeceğini...
ne bileyim deli gibi büyüyüp her yere dolanacağını...
önlem alınmazsa kontrol edilmeyecek kadar yayılacağını...
yapıştığı her yerde izler bırakacağını...
duvardaki sıvaları yiyeceğini...
içinde kuş yuvaları barındıracağını...
kuşların her yeri pisleteceğini...
kertenkelelerin ta evin içine kadar girmesini sağlayacağını...
her yeri karıncaların basacağını...
ne bileyim?

yağmur borusunun çirkin görüntüsünü kapatsın diye dikmiştim oysa ki...
ne bileyim başıma bu kadar bela olacağını...

mini minicik bir iki dalı vardı 2007 yılında...
ve her sene deli gibi uzadı,yayıldı...
ben yoldum o delirdi...
ben kestim o semirdi...







geçen sene,evin içine girmeye niyetlenince budadık,yolduk kendisini...
dalga geçer gibi iki ayda daha da yayıldı...
başedilmez hale geldi..


ön cephe yetmedi,yan cepheyi de sardı...
çatıdaki yatak odasının minik pencereden içeri girip "ceee" dedi bana.
ben de "artık yeter hedera...sen çizgiyi aştın" dedim kendisine :)


evimiz, yapıldığından beri hiç boyanmadı.
hem hederadan kurtulalım hem de evin dışını boyatalım istedik.
en büyük derdimiz de hederamızı aşağıya indirmekti.
ve hederanın sonu...
ve ön bahçemin yeni hali...




  böyleydi... böyle oldu...
:))))))))))))

ha haahh haaa...sinirden gülüyorum. 





ben:  lütfen çiçeklere zarar gelmesin.
usta:  yok abla bişey olmaz
ben: bakın, inşaat yapılırken elbet her yer kirlenir,akar kokar kırılır 
ama lütfen çiçeklere dikkat edin.üstlerine basmayın
örtü falan örtün..
usta:  hiiiç merak etmeyin, çiçekleri korururuz.
ben:  ben bu çiçekleri tohumdan yetiştirdim,senelerdir uğraşıyorum,lütfen...
usta: abla sen hiç merak etme,elimizden geleni yaparız...

iki gün sonra eve geldiğimde gördüğüm manzara karşısında,
"acaba beyin kanaması mı geçirsem yoksa kalp krizi mi geçirsem...
 daha çabuk ölürüm?" şeklinde bir düşünce geçti aklımdan..
bi saniyeliğine...
sonra hemen topladım kendimi ve derin bi nefes aldım.
ustaya sordum.

-bu..bu..bu nedir? yani bunlar? bu ..çiçek...çiçeklerim yani...
çiçeklerim nerde?..yaaa..e hani siz çiçeklerime...
ay ayol naptınız çiçeklerime?
ay bayılıcam...yahu neden o çimento torbalarını...
ne arıyor o torbalar çiçeklerin üstünde?...
burda çiçekler vardı ya...mine çiçeklerim vardı...bir de gayret çiçeklerim...
 kireçli su mu döktünüz üstlerine naptınız?
noldu buraya ya?
ay şimdi bayılıcam...

usta  bi bana baktı,bi yere baktı,döndü çıraklarına baktı...
dedi ki..
-e onlar ottur...

öyle bi söyledi ki...öyle bi ton vardı ki sesinde...
soru cümlesi miydi?
kesin yargı cümlesi miydi?
neydi,ben anlamadım...

e onlar ottur =onlar ot değil miydi?
e onlar ottur = biz onların ot olduğunu düşündük...

ben sinirden gülmeye başladım.gözbebeklerim bi büyüdü bi küçüldü..
hayatım film şeridi gibi geçti gözlerimin önünden...
son sahnede, evimizin erkekleri hapishanede bana don ve sigara getiriyordu.
:)))

adamın da öyle masum bi ifade vardı ki yüzünde...
"abla iki çiçek için mi yırtıyon kendini,üzme canını" der gibi baktı bana..

işaret parmağımı kaldırıp ,tam, "açtım ağzımı yumdum gözümü" yapacakken,
"ya kusura bakma ne olur" diye başladı usta...

eğer, hem ustanın hem çıraklarının herhangi birinin yüzünde azıcık pişkinlik,
azıcık sırıtma,azıcık yüzsüzlük göreydim...
intikamım çok acı olacaktı :)
fakat süt dökmüş kedicikler gibi dizilince hepsi...
vazgeçtim...
zaten başımda yeterince sıkıntı var...
bi de bu eklenmesin istedim.
sinirimi bu insanlardan çıkartmayayım istedim.

 çiçekler hariç, bahçenin her yerini eskisi gibi yapıp gideceklerine dair söz aldım.
derin bi nefes daha alıp içeri girdim.

işin biteceği günü iple çekiyorum çünkü fenalık geçiriyorum.
bu bahçe nasıl temizlenir?
bu toz çimento nasıl arındırılır?
offf.off....

işte arka bahçemin öncesi ve sonrası...






tertemiz bahçeme ve çiçeklerime kavuşacağım günleri bekliyorum.

ahh hedera...
bir daha bulaşır mıyım sana?
alacağın olsun...
git güle güle...
yolun açık olsun.
 :))))





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...