9 Şubat 2014 Pazar

biri bana "dur" desin (bölüm-2) resim transferi


kitap kutu ve el aynasından sonra geldik askılı pano ve saat yapımına...
resim transferini nasıl yaptığımı anlatmak niyetindeyim şimdi.

ham mdf panoyu,elbise askısı olarak da kullanabiliriz,iki askı kulbu işimizi görür.


bu panoların envai çeşit boyları var.bizimkisi 25*40 cm. boyunda.
enine ve boyuna kullanabiliyorsunuz,her iki taraf için arkada çivi delikleri var.


ortasına resim transfer yapacağım için beyaza boyadım.
süt beyaz değil ama,azıcık kırık beyaz ekledim.
resmi transfer yapacağınız yüzey açık renk olmalı.
beyaz,kırık beyaz,kirli beyaz veya krem.

kenarlarını ördek mavisi ile boyadım,
sonra kuru fırça ve beyaz boya ile fırça eskitme yaptım.
resim transferi için hazırız.

             

ekranın solundaki,resmin orjinal hali...
sağ taraftakini paint programı ile ters çevirdik.
 eminim çoğu kişi biliyordur ama bilmeyenler için anlatayım.
her windows sürümünde bir paint programı bulunur.
bu programla resimlerin boyutlarını değiştirebilir,
fırçaları kullanarak rötuşlar yapabilir,
resmi yatay,dikey,sağa sola değiştirebilirsiniz.
resimlerimi düzenlerken ben en çok bu programı kullanırım.
en basit resim düzenleme programıdır.

transfer yapacaksanız bu programı kullanmanız gerekir 
çünkü resmi yatay olarak ters çevirmeliyiz.



istediğiniz resme sağ tıklayarak paint programı ile açın.
üstteki resimdeki gibi bir pano ile karşılaşacaksınız.
3 numara ile gösterilen "yeniden boyutlandır" yazısının altındaki 
"döndür" yazısına tıklayıp,resmi "yatay çevir" ile çevirin ve kaydedin.
bu şekilde print ettirin.

elbbete ki ahşap boyama işinde dekupaj ve transfer yapacaksanız
internetten resim bulacaksanız önce,
ve bu resimleri elde tutmak için bir flash diskiniz olmalı.
eğer kendi yazıcınız yoksa,flash disk şart.
gidip kırtasiyelerde resim bastıracaksınız.
hatta o kadar çok bastıracaksınız ki 
kırtasiye çalışanları ile neredeyse akraba olacaksınız  benim gibi :)


resmi ters olarak çevirip print ettirdik.
benim kırtasiyede laserli yazıcı var.
A4 kağıtları çok kaliteli,transferler gerçekten çok iyi oluyor.
püskürtmeli mürekkep kullanan yazıcılarda transfer birşeye benzemiyor 
çünkü transfer tutkalını sürünce boya dağılıyor.


objeyi açık renge boyadık,kurudu.
ben öncelikle temiz bir fırçayı su damlamayacak kadar ıslatıyorum,azıcık.
sonra resmi,bu fırça ile boyar gibi ıslatıyorum.
arkasından,suyun kurumasına izin vermeden resmin üzerine tutkalı sürüyorum.
hem enine sürüyorum,hem boyuna...
tutkalın her yere eşit derecede nüfus etmesini sağlıyoruz böylece..
ve kurumaya bırakıyorum.
elime yapışmayacak kadar kuruyunca- bu süre, hava sıcaklığına göre değişiyor-
bu sefer transfer yapacağım yüzeye,enine boyuna,eşit derecede tutkal sürüyorum.
bekletmeden resmi ortalayarak yapıştırıyorum dikkatlice.


hava kabarcığı kalmayacak kesinlikle.
bir buzdolabı poşetini ikiye ayırarak üstüne koyuyorum
ve üstünden bezle iyice,her yerinin yapıştığından emin olana kadar ovalıyorum.
hava kabarcığı ya da tutkal kabarcığı olursa,toplu iğne ile kağıdı minicik delip
havayı ya da fazla tutkalı çıkarıyorum.

ve e az 12 saat kurumaya bırakıyorum.
genelde akşamları boyama yaptığım için ertesi gece soyuyorum kağıdı,
doğal olarak 24 saat kuruyor.
ama hafta sonları 12 saat bekleyip kağıdı soyduğum da oluyor.


yeteri kadar bekledik,hatta bekle bekle çatladık :)
sıra geldi kağıdı soymaya...
transferin en eğlenceli kısmı...

temiz bir bulaşık süngerini ıslatıyorum,fazla suyunu sıkıyorum.
pıt pıt resmin üzerine sürüyorum.
kağıt iyice yumuşayıp da resmimizin renkleri iyice görünen kadar devam ediyorum.
püf noktası burada,iyice ıslanmalı kağıt...
ve...parmacıklara kuvvet...


yavaş yavaş ovalamaya başlıyorum.

ovalama sırasında kağıdımız kurursa yine ıslatıyorum hafif hafif...
ovalamaya devam...
parmağımın ucuna hiç kağıt gelmeyene kadar devam ediyorum buna.
ve biraz ara veriyorum,ovalamayı bırakıp kurumaya terk ediyorum resmi.


 aaa..o da ne...resim kuruyunca hala minik beyaz kağıt artıkları mı gördük? :)
ve ovalasak da çıkmıyor mu?
işte bu aşamada susam yağı,olmadı ayçiçek yağı lazım.
resmin üzerindeki kağıt artıklarının üzerine 
pamuğa damlattığım yağı sürüyorum,kağıt artıklarından kurtuluyorum.

"zor resim transferi" bu kadar kolay işte...yapa yapa zaten beceri kazanıyor insan.


resmin etrafına rölyef pasta ile desen yaptım sonra...


beyaz rölyef kuruyunca,aynı stencili üstüne koyup mavi ile boyadım.
rölyef pastaların renkli olanları da var ama sürekli boya yapamıyorum.
rölyefleri de belli bir zaman dilimi içinde kullanmak gerekiyor.
her renk rölyef pasta alsam kurur gider.
bu yüzden sürekli beyaz rölyef pasta kullanıyorum.
renklendirmek gerekirse daha sonra üstünden boyuyorum sonra.


ya da rölyef ile desen yapmadan önce,rölyefin içine boya ekliyorum ama
bu sefer de rölyef pasta cıvıklaşıyor ve kuruması zaman alıyor.
en iyisi sonradan üstünden boyamak.


mavi renk kuruyunca,bu sefer kuru fırça ile eskitme yaptım.


daha sonra da ikili boya çatlatma yapıp,aralarını parmak yaldızla doldurdum.
(bir önceki postta çatlatmayı anlatmıştım)


evdeki 4 adet askı kulbunun iki tanesini bu panoda kullandım.


önce kulpları maviye boyadım iki kat ve kurumaya bıraktım.


daha sonra beyaz boya ve kuru fırçayla eskittim.
evimizin yüksek marangozu vidalarını taktı,vidaları da maviyle boyadım.
parmak yaldız ile panonun kenarlarından şöyle bir geçtim.


ve işte kızımın askılı panosu da hazır.

sıra geldi saat yapmaya..

 

hediyelik baharat seti getirmişti kardeşim tatilden.
bunlara benzer birşeydi.
mdf yuvarlak tepsisi var,üstü naylon kaplı.
tam saat olmalık :)

aşama aşama kısaca anlatıcam çünkü diğerleri ile aynı...


beyaza boyadım.

     
resim transferi yaptım.


 kağıdı soydum.


desen yaptım ve renkledirdim.
ikili çatlatma yaptım.


elimde sayı stencili olmadığından saat numaraları için yıldız stiker kullandım.
önce yaldızlı boya ile boyayıp,kuruyunca yapıştırdım.


evde kullanılmayan eski bir saatin kadranlarını yaldızlı boya ile boyadım.
saat mekanizmasını arkaya yerleştirdim.


saatimiz de hazır...çalışır durumda..
sadece arkasına duvara asmak için bir aparat lazım.


ne çok iş yaptım...
ama şu postu yazarken vallahi daha çok yoruldum :))

tüm transferler sorunsuz tamamlandı.
haddim olmayarak anlatmaya çalıştım.
dilerim yararlı olmuştur.

6 Şubat 2014 Perşembe

biri bana "dur" desin (bölüm-1) şeffaf çatlatma


kitap kutu, el aynası, askılı pano, saat, masa takvimi...

2013 yılının bana hediyesi olan uyuşukluğu bir türlü üstümden atamayınca,
çareyi 2014'te bulmaya karar vermiş ve kendimi nadasa çekmiştim.

hali hazırda boyanmayı bekleyen envai çeşit obje, 
evin içinde sürekli bana göz kırpadursun,
"ıı-ıhh" dedim başka birşey demedim uzun süre...

2014'e girmiş olmamıza rağmen de beklenen ilham perisi bir türlü gelmedi.
perinin mesaiye başlamasını bekleme aşamasındayken, 
internetin derin kuyularında blog blog gezerken,
dekupaj ve transfer için yüzlerce resmi kaydederken,
bu resmi gördüm...nerden gördüm,görmez olaydım...


ilk görüşte aşka inanır mısınız? :)

flash diskte kayıtlı onca güzel yağlı boya tabloların resimleri,
fine art paint resimleri, sırf dekupaj için hazırlanmış kolajlar,
binlerce kartpostallar varken,
ben bu resme vuruldum.
ve yeniden boyama yapmaya bir heves belirdi içimde.
abarttım mı? yooo..

arka fonda,hala neden bu kadar bayıldığımı anlayamadığım duck egg blue rengi...
hani ne mavinin ne yeşilin en açık tonu..petrol mavisi de derler,petrol yeşili de...
ama kati ismi "ördek yumurtası mavisidir"...
hangi ördek böyle bir renkte yumurta yumurtlar ki?
yumurtluyor işte...

renklerdeki sadelik,pastellik,
mavi ve soluk mercan renginin uyumu..

sonra resimdeki minik kız...iki kuyruk kahverengi saçları...
aynı benim DURU'm gibi...halasının prensesi...
belki resimdeki kızın da gözleri mavidir...

kar yağıyor,minik kız oyuncakçı dükkanındaki oyuncaklara bakıyor...
ne istedi acaba Noel Babadan bu sene?
oyuncak bebek mi?

resmi görünce aklımda ilk beliren şey, 
mavi bir kutu,resim dekupajı,rölyef pasta ile desen....
biraz eskitirim,mumla veya fırça ile...
çatlatırım da resmi bir güzel,aralara parmak yaldız...

velhasıl resmi kaydedip proje hazırlığına başladım.

elimde,"öyle mi boyasam böyle mi boyasam" diye uzun süredir beklettiğim bir kitap kutu vardı,küçük boy...bir türlü ne yapacağıma karar veremediğimden ve zaten ahşap boyama adına son zamanlarda pek icraat yapmadığımdan öylece kaderine razı olmuş bekliyordu.




kutuyu önce bembeyaz boyadım,
amacım mumlamak ve sonra maviye boyayıp zımparalamaktı güya...

bu arada rölyef pasta ile,sayfa efekti yaptım orta kısmına kutunun.
bunun için kalın sert,kırçıl kırçıl bir fırça kullandım,evimizin çirkini...
pasta rölyefi sayfa olacak yere fırça ile sürdüm,tırtık tırtık..
kurumaya bıraktım.




bu arada mumla eskitmekten vazgeçtim.
daha soft,daha pastel bir görüntü elde etmek istiyorum.
kutunun kapağı ve sayfa kısmı haricinde her yeri ördeğimizin mavisiyle boyadım.

kendisini rölyef pasta artığından yıkayarak kurtardığım ve kuruttuğum tırtıklı fırça ve kırık beyaz boya ile FIRÇA ESKİTME yaptım. fırça kuru olacak bir kere,kupkuru...boyayı minik bir kaba dökeceksiniz ve sulandırmayacaksanız,koyu olacak...fırçanın ucunu boyayı değdirip,fazlasını bir peçeteye dokundurup alacaksınız. sonra eskitmek istediğiniz yere,üstten üstten, süreceksiniz...diyelim ki boyayı çok sürdünüz,ince zımpara ile ile zımparalayacaksınız..

sonra resmi A4 kağıdına iki adet sığacak şekilde düzenledim ve print ettirdim.
menteşe kısımları vida değil de çiviyle tutturulduğundan çıkarmadım ve resmi keserek menteşelerin görünmesine izin verdim.dekupaj tutkalı ile resmi yapıştırdım.



resim kuruyunca ikili şeffaf çatlatma yaptım.
çatlak aralarını parmak yaldız ile doldurdum.
kağıt sayfa görüntüsü vermek için sürdüğüm rölyef pasta da kurudu.
sütlü kahve ve kırık beyaz boyaları bir kaba yan yana döküp,ince uçlu yumuşak bir fırçayı,bir kahveye bir beyaz dokundurdum ve rölyefi yine üstten üstten boyadım.eğer boya fazla gelirse ıslak mendil ile hafif hafif boyayı silebilirsiniz.

rölyef pasta benim vazgeçilmezim oldu.
afiyetle yenilen bir yemekten sonra içilen türk kahvesi kadar kıymetli benim için...
ayva tatlısının üzerine konan kaymak kadar değerli...
uygun ebatta bir stencili bantla tutturuyorum önce,
sonra bir spatula veya kahvaltı bıçağı ile pastayı sürüyorum. dikkatlice stencili kaldırıyorum ve kurumaya bırakıyorum.
kuruduğunda rölyfte girinti çıkıntı varsa ince zımpara ile zımparalıyorum.


ve işte eskitilmiş,çatlatılmış,desen yapılmış,yaldızla süslenmiş ve parlak sprey vernikle verniklenmiş kitap kutumuz...
tam da resmi ilk gördüğümde kafamda oluşan görüntü...

*****************
 kitap kutuyu boyadım. pek beğendim,kendi kendimi tebrik ettim...
Duru bu kutuyu pek beğenecek....yanına da bir el aynası boyamak istedim.
kuzucuğum kutuya tokalarını koyar,aynayla da bakar durur kendine :)


el aynasının arka yüzüne resmi koyacağım,
ama dekupaj değil de transfer yapmak istiyorum buna.

arkasını beyazla,ön yüzünü de ördekle muhattap ettikten sonra,
ön tarafına uygun boyutta bir stencil ile desen yaptım.


arka yüzüne resmi transfer ettim ( transferi bir sonraki postta anlatıcam)



ve ikili şeffaf çatlatma....
en az rölyef pasta kadar sevdiğim şey...

daha önce bir kaç defa anlattım şeffaf çatlatmayı ama
hazır çenem düşmüşken yine anlatayım.

ben genelde craftsy crackle varnish kullanıyorum,step-1 ve step-2.
step-1 beyaz renktedir ve kuruyunca şeffaflaşır.
kendi kendine kurumasını bekleyemezseniz benim gibi,fön makinası ile 5 dk.da kurutabilirsiniz.
iyice kuruduğundan emin olunca step-2 sürüyorum.
step-2  şeffaf renktedir, yağ gibi görünür.
onu da fön makinası ile kurutuyorum.
iyice kuruyunca zaten çatlaklar oluşmaya başlıyor.
elime yapışmayacak kadar kuruyunca parmak yaldız sürüyorum çatlak  aralarına.
ve fazla yaldızı kağıt havlu ile temizliyorum.


boyadım,transfer yaptım,çatlattım,rölyef desen yaptım.
rölyefi eskittim ve yaldızla süsledim.


sprey parlak vernikle vernikledim.


minik prensesimin doğum günü hediyelerinin birinci bölümü tamamlandı.

2014'te daha çok boyama yapmak niyetindeyim.
daha çok kutu,daha çok tepsi,daha çok şişe :))
eskileri yenilemek,yenileri eskitmek düşüncesindeyim..

hediye vereceğim daha çoook insan var...
arkadaşlarımın,dostlarımın yüzündeki tebessümü görmek,
teşekkürlerini almak kadar kıymetli bir hediye de yok benim için...

*********************************************************************

yapılan yorumların bir kaçında hangi marka boya-çatlatma-yaldız kullandığımı soranlar oldu.
alışveriş yaptığım kırtasiyede genelde craftsy marka ürünler var.

-ikili çatlatma "craftsy-crackle varnish step-1 ve step-2"
-parmak yaldız "servo" marka-altın renk
-boyalar "craftsy" marka..ama rich,cadence ve tex.co marka boyalarım da var.
-ördek mavisi rengini daha önce de soran olmuştu.
bu renk hazır olarak yok sanırım,ben şimdiye kadar bulamadım en azından.
rengi hazırlamak için beyaz rengin içine azıcık turkuaz,azıcık  yeşil ve azıcık siyah ekliyorum.azıcıktan kastım şudur. mesela bu kitap kutuyu boyamak için boya kutusunun kapağından,iki kapak kadar beyaz rengin içine bir iki damla turkuaz,bir iki damla yeşil (evde tütün yeşili vardı) ve bir iki damla siyah koydum.renk koyu olursa beyaz ekledim. yeşile hakim olursa bir damla turkuaz,mavisi fazla olursa yeşil ekledim. ortaya karışık yaptım yani. ölçüyle yapmadığım için kesin bişey diyemem ama çok pastel bir renk elede edene kadar beyaz ekledim diyebilirim. siyahı da turkuaz ve yeşilin cırt rengini kırmak için ekliyorum.hiçbir zaman iki rengi karıştırıp,daha sonra rengi açmak için beyaz eklemeyin.bir kilo beyaz boyanız helak olur.boyalar çok yoğun renktedir ve çok beyaz kullanmak gerekir.her zaman beyazin içine renkleri azar azar ekleyin.
dilerim yazdıklarım işinize yarar.
sevgiler..

3 Şubat 2014 Pazartesi

...............iyi ki doğdun DURU...mutlu yıllar sana.............

                                           Bebek Duası
bebek seni ay korusun 
yeni doğmuş tay korusun 
rüzgar olsun sana serçelerin sürüsü 
yüreğine sokulmasın acıların birisi 


sevdaların kuyusunda ışıklanıp uyusun 
uyusun da yalım yalım öpüşlenip büyüsün 
büyüsün de sırım sırım yiğitlenip yürüsün
....
bebek sana nişan olsun coşkuların gelini 
koklayasın dileğince yıldızların gülünü 
dar gününde dağlar senin sıkı tutsun elini 
bebek seni hayat 
seni hayat korusun.

(Nihat Behram)





Kardeşlerinizin yaptığı en güzel şey yeğenlerinizdir :)

Allah'tan  kardeşlerim de bir iyilik yapıp yüzümüzü güldürdüler. hatta iki iyilik :)

DURU...
sülalede doğan son kız çocuğu olarak, 
"son cadı"  meşalesini elimde tuttum 1975'ten beri...
baba tarafından kuzenlerimin hepsi erkek...
büyüdük evlendik...büyük kuzenimin oğlu oldu...
benim oğlum oldu...küçük kuzenimin de oğlu oldu.

sülalemiz seneler boyu, 4 erkek kuzenin arka arkaya doğduğu 1971'den beri
mavi tulumlar,zıbınlar,mavi patikler ve mavi kısa pantolonlarla,
oyuncak arabalar,tabancalar,bilyeler ve action man oyuncaklarıyla,
dıkşın dıkşın sesleri, hayt huyt bağrışları ve güreş turnuvalarıyla boğuşurken,
yetmedi bu 4 erkek kuzenin 3 tanesi de erkek babası oldu.
bir kız çocuğuna hasret kaldık.

nihayet aileye kız doğuracak baba yiğit bir gelin bulduk :))).
elbette ki evladın kızı erkeği yok...hepsi can parçası...
ama kız çocukları bir başka...
pembe yanaklı,pembe minik elli,pembe dudaklı minik bir kız için dualar ettik.
pembe minik zıbınlar,pembe cici patikler,pembe tüllü elbiseler alalım,
pembe yastıklarda yatıralım,pembe yorganlara saralım istedik.
odası,perdeleri,halısı pembe olsun,pembelerde boğulalım istedik.

Allah'a şükürler olsun ki benden tam 35  yıl sonra sülaleye bir kız çocuğu geldi...
daha doğduğu günlerde cadılık meşalesini elimden hızla aldı. :)
dudakları yanakları elleri pembe,gözleri mavi,öfkesi ve inadı kara bir cadı...
cadının önde gideni,arkada durmayanı, hatta bayrak taşıyanı :))

yüzü gibi adı da DURU olsun dedik...
ama Duru hiç durmadı :)))

yaklaşık iki yaşına kadar pembelere kırmızılara boğduk veledi.
yıllarca içimizde kalan ne varsa yaptık, hasretimizi giderdik.
pembe pembe minik elbiseler,pembe çoraplar,pembe tokalara gark ettik çocuğu...
velhasıl Duru tercihini göz renginden yana yaptı ve 
daha iki yaşına gelmeden MAVİ dedi...
birden tüm pembeler maviye döndü.
mavi duvar boyaları,mavi tişörtler,mavi bilmem neler...
hatta geçen yaz,benim koca delibaşın mavi tişörtlerine cebren ve hile ile el koydu.
herşeyin mavisi number one oldu...

pembeyle kafayı bozma noktasına gelen biz büyüklere ağzımızın payını verdi.
artık mavilerde yüzer olduk.
kabullendik :))


işte halası da minik prensesin 4.doğum günü  için hediyesini yaptı..
doğal olarak mavi :))

yapılışlarını ayrıntılı olarak anlatıcam kısmetse...

adı gibi kendi de,ömrü de, şansı da güzel olsun kızımın....
doğum günün kutlu olsun Duru...
nice yıllara....



   





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...