9 Kasım 2014 Pazar

Hoşgeldin bebek...bahtın açık,ömrün güzel olsun...



sanmayın ki "uyuşukluktan kurtuldum,heyooo" çığlıklarım boşa gitti.
durmadan tam gaz boyamaya devam etmekteyim.
motor taktım coşmaktayım,motoru yakmaktan korkmaktayım.:)

son postumdan sonra,aynı anda üç beş objeyi boyamaya başladım.
planlarımı yaptım,hangi objeyi nasıl boyayacağıma karar verdim.
çok sevdiğim birine bir adet pano,iki ayrı bebeğe kitap kutu,
kardeşime bir pano,bir tepsi,teyzoşuma bir iki parça sürpriz...

aynı zamanda en son yayımda bahsettiğim
3 ayrı kişinin 4 ayrı kutusundan kalan son iki kutunun ilk aşamaları...

çok çalışıyorum yani çok...parmacıklarım yoruldu ama 
"öyle mi yapsam böyle mi yapsam?" diye düşünürken
bir kaç milyon beyin hücremi ve gri kıvrımlarından bazılarını kaybettim.
feda olsun eşe dosta...

şu ilgili kişilerin kutularının önceliği olsa da 
iş yerimden bir arkadaşın minik minicik mini minnacık,
öpmelere somurmalara layık pembiş kızı ilk sıraya yerleşti.

bugün bebek görmeye gittik ey ahali...
hemi de üç beş kişi değil..kabile şeklinde :)
biz bir bebek görmeye gittik ama 
misafirliğe iki adet kız bebek daha geldi.
bir onu öptük bir bunu koktuk...
döndük döndük sevdik, durduk durduk resim çektik.
bugün kız bebeğe doyduk :))

Allah biliyor ya bu kız çocuk özlemi hep içimde kalacak.
ölene kadar,ikinci çocuğu doğurmadığıma pişman olucam ama
40 yaşında, tekrar hamilelik,doğum,yenidoğan bebek bakımı,
gaz sancıları,bezler,ağlamalar,2 yaş krizi,uykusuzluk,çiş eğitimi vs...
oy oy...bugün bir kez daha anladım ki benden geçmiş.

ben ancak bundan sonra bol bol çocuk severim,
öperim okşarım,yalarım yutarım ama sıkılırsam anasına veririm.
Allah delibaşıma güzel ve sağlıklı ömür versin.

*****
gelelim kutumuza...
kitap kutu hastalığı devam ediyor bende.
mdf objeleri aldığım kırtasiyeye her uğrayışımda
kitap şeklindeki kutulardan almazsam o akşam uyuyamıyorum :)
eğer görüp  de almazsam o gece rüyama giriyor kutular.
küçük kutular boyunlarını büküp ağlıyorlar,
büyük boydakiler tehdit bile ediyor beni,yani o derece :)

boyanması zor bir kutu aslında.
menteşeleri vidayla değil de ince çivilerle tutturulduğu için,
bir o tarafa bir bu tarafa evire çevire boyanması gerekiyor.
o ince çivileri bi dahaki sefere kökünden sökücem yeminle.

bebişimize hediye olarak kitap kutuyu seçtim.
elimdeki yüzlerce peçeteden ve binlerce resimden birini seçip
kapağına yapıştıracaktım  ama 
uzun zamandır yapmak istediğim bişeyi hayata geçirdim..

green gate desenlerinden bir kolaj yaptım.


üstteki kolajı yapmak için,alttaki green gate resimlerini kullandım.
birinden çerçeve,birinden kuş,diğerinden çiçeği aldım.
uygun boyutlara getirip,bazı yerlerin renklerini değiştirdim.





kutunun içi için de alttaki resmi kırptım,
A4 kağıdına iki adet olacak şekilde yerleştirdim.



bebişin ismini yazmak için bu çerçeveyi kullandım.
bu arada bilgisiyarımdaki resimlerin tonları farklı,
kutunun resimlerine bakarsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız.
kolaj resimlerini bloga yükleyince renkler değişti.
ve fondaki gri görünen her yer bembeyaz aslında.
ne alaka bilmiyorum ama düzeltemiyorum.
daha önce resim yüklerken bu tip bir şeyle karşılaşmamıştım.

 kolajı yaparken online-image-editor ve pixlr-editor programlarını kullandım.

resimleri bastırdım ve boyamaya başladım.

kutumuz 20*15 cm boyutlarında.


rölyef pasta kullanarak sayfa çizgisi yaptım önce.
bunun bir kaç yöntemi var.
pastayı bıçak veya spatula ile sürüp,
çatal ve tarak kullanarak sayfa görüntüsü yapabilirsiniz.
ya da pastayı sürüp sert kıllı bir fırça ile de çizgiler oluşturabilirsiniz.


kutunun kapağını ve içinin tabanını beyaza boyadım.
resmin kenarlarını kestim.
fakat bastırmadan önce boyutu tam ayarlayamamışım ki resim kısa geldi.
alttan ve üstten boşluklar kalınca diğer resimlerden bir parça kestim.


kapağın içyüzünü ve kutunun içinin yan kenarlarını,
ördek yumurtası mavisinin biraz daha yeşile bakan tonu ile bir kaç kat boyadım.


resimleri dekupaj tutkalı ile yapıştırdım.


kapağın iç tarafı gözüme çok boş görününce bir desen yaptım stencille.
güya bu kutuyu yaparken "no eskitme no çatlatma no rölyef" demiştim :)
zemin renginin üstüne bu beyaz çok çiğ durdu diye
rölyefi fon rengine boyayıp,beyazla eskittim daha sonra.


kutunun yan tarafı da boş geldi gözüme,illa o rölyef pastayı kullanıcam ya,
buraya da bir desen yaptım hemen.
bu deseni de zemin rengine boyayıp beyazla eskittim


sayfa kısmını kahve,mocco ve kırık beyazla
üstten üstten,çizgileri ortaya çıkarak şekilde boyadım.



ve işte kutumuzun bitmiş hali.
su bazlı mat vernikle olayı bitirdim.





bu hafta içi boyadım kutuyu,işten gelince boş vakitlerde.
geceleri sarı ışıkta ne pürüz görüyor insan ne hata ne yanlış.
bu sabah son resimleri çekmek için bahçeye çıktım.
amanın ne çok hata yapmşım :(
bazı yerlerde boyayı taşırmışım.
bazı yerleri iyice zımparalamamışım.

yine de götürdüm hediyemi.
ben pek memnun kalmadım ama beğendi arkadaşlar.

e ne diyeyim?..
Allah çirkin kısmeti versin demişler ya...

Selin bebek,minik prenses,küçük insan...
Allah sana da çirkin kısmeti versin.
yüzün gibi huyun da ömrün de güzel olsun...





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...