15 Aralık 2014 Pazartesi

selam sana peçetelerin efendisi...




evet farkındayım,sayfamı acayip sallamaktayım,
tamamen kendimdeyim,suçumu kabul ediyorum...
türlü türlü bahaneler bulup vicdanımı susturayım istiyorum ama...
ay bulamıyorum :)
"bu sefer lafı kısa kesicem" diycem de 
gene çenem düşücek,şimdiden hissediyorum. :)

berbata yakın bir pazar nöbeti geçirdikten sonra evdeyim nihayet.
sabah koşa koşa geldiğim evim...

1 haftadır misafirimiz olan delibaşın arkadaşını da sayarsak,
evde 3 adet er kişi...

bi dolu bulaşık, iki dolu ütü, üç dolu ev dağınıklığı...

hepiiciini bir tarafa bırakarak,
dün yazmayı düşündüğüm yazıma başlıyorum.


efendim, buradaburada, burada ve burada kullandığım,
yapıştırmalara doyamadığım peçete yine karşınızda...

gösterimde gişe rekorları kıran,
kırık beyazın kader arkadaşı,
peçetelerin efendisi...

öyle güzel bir deseni var ki...
ister bütün olarak, ister kopar kopar yapıştır.

bu pano ve tepsi, kötü gelin Müzeyyen için.
kendisi, sülalemize benden 35 sene sonra
ilk kız çocuğunu dünyaya getiren,
kendi küçük ama yüreği kocaman,
gelinlerin efendisidir...

benden,daha önce boyadığım şişelerin peçetesinden
bir pano yapmamı istedi.
tepsi de benden hediye olsun kız kardeşime...

her zamanki orta boy panomuz.

eskitilecek kısımları yeşile boyadım.
yeşil kısımlara mum sürdüm.
iki kat kırık beyaza (ha ha ha :P ) boyadım
zımpara yaptım.
görüntü budur.


peçetenin yoğun  kırmızı güllü iki kısmını yapıştırdım.
üst tarafa rölyef pasta ile desen yaptım.


ikili şeffaf çatlatma ile çatlattım ve parmak yıldızla çatlakları doldurdum.


tepsi de orta boy bir tepsi...
kenarlara desen yaptım.


eskitilecek kısımları yalap şalap yeşile boyadım.


daha sonra mum sürmeden direkt kırık beyaza boyadım.
alttan yeşiller görünene kadar zımpara yaptım,


ve peçetenin diğer desenlerinden yapıştırdım.
panoya yaptığım çatlatma, şişenin sonuydu,
tarihi geçmiş ve sararma yaptı.
bu yüzden  bu tepsiye çatlatma yapmadım,
sadece vernik...bol bol mat vernik...su bazlı..


daha önce rölyef pasta,ikili çatlatma ve mumla eskitmeyi anlatığım için 
ayrıntılı yazmadım bu sefer...
isteyen ana sayfadaki etiketlerden ilgili konulara bakabilir.


aslında gündüz vakti,bahçeye çıkarıp resmini çekecektim.
ani bir hafta sonu ziyareti sonrası,
kötü hava koşulları nedeniyle,
evin içinde çektim resimleri.
flaşsız çeksen olmuyor,flaşlı çeksen parlıyor :(


"biçtiğini beğenmiyorsan,ektiğine bakacaksın" demişler.
ah alık basilyus,neden bakmazsın son kullanma tarihine?


 pano, hem çatlatmanın bozuk olmasından,
hem de parmak yaldızdan dolayı sararmış gibi görünüyor.
neyse ki kötü gelin Müzeyyen bunu dert etmedi.



bolca keyif yaptım.
artık iş vaktidir.
ev iş bekler,evin erkekleri aş bekler.
haydi AEO...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...