11 Mayıs 2014 Pazar

Şükrü Bey ve Zarife Hanım...


bahçem...
her yaprağında,her çiçeğinde,
parmaklarımın izini taşıyan yer...
huzurun kalbimdeki adı...

her ne kadar bu bahar kendisini istediğim hale getiremesem de
yine de beni bırakmayan,
"sen üzülme,biz burdayız" diyen çiçeklerim...
sarmaşıklarım,sukulentlerim,çalılarım,ağaçlarım,
ayrık otlarım,solucan ve sümüklü böceklerim...
hepinizi seviyorum,
hepiniz benim bebeklerimsiniz :)

ezelden beri en sevdiğim ay mayıstır...
bir bahçem olmadan önce de çiçek böcek işine girmeden önce de
mayıs ayı her zaman benim için önemli olmuştur.
ne sıcağa ne soğuğa dayanabilen sıkıntılı bir yapıya sahip olmamdan mütevellit,
baharın yaza geçtiği o nemli ama üşütmeyen,
sıcak ama bunaltmayan mayısı severim ben.

nisanın yağmurlarını doya doya yiyen çiçeklerin çoğu
mayıs ayında yeşerir uzar, mayıs ayında açar coşar...
bizim bahçe de bundan nasibini alır.

haseki küpelerim,clematislerimin çoğu,
irisler,bodrum papatyaları,galalar,
cezayir menekşeleri,şakayıklar,çan çiçekleri...
bahçemde hali hazırda ekili dikili olan ne varsa
genelde mayısta çiçeklenir.

ve bahçemdeki baharın en güzel aşkı da mayısta yaşanır.

Şükrü Bey ve Zarife Hanım....

Şükrü Bey'i daha önce burada anlatmıştım.

şimdi sizleri tanıştırayım....
 bu endamı güzel bayan da Zarife Hanım...

Weigela florida...vangelya..Gelin tacı...



Şükrü Bey'den sanırım bir sene sonra,2008'de
bahçeye gelin geldi bizim Zarife Hanım.
kendisini taze delikanlı mor salkımın yanına diktik.
pek küçük pek toydu...
boyu 15-20 cm ya vardı ya yoktu.
2009'da ilk çiçeklerini verdi.


2010 yılında boyu 1 mt.yi geçti.
Şükrü Bey'e yetişmek için paraladı kendini :)


2011'de Şükrü Bey'den daha da uzun oldu.
ama bu onun suçu değildi.
evimizin çok işgüzar bahçıvanı,
mor salkımı deli gibi budayıp da bonsaiye çevirince
Zarife Hanım, Şükrü Bey'e tepeden bakmaya başladı :)


2012'de dallandı budaklandı,
çiçekleriyle coştu kudurdu.
sanırım ne olduysa bu yıl oldu.
Şükrü Bey nihayet Zarife Hanım'a vuruldu. :))

dalları çiçekleri birbirine karıştı.
Şükrü Bey en güzel kokularını Zarife Hanım için savurdu.
kollarını Zarife Hanım'a doladı durdu..


2013 yılında "gelin damattan daha uzun olmasın" deyip,
Zarife Hanım'ın boyuna posuna bir çeki düzen verdik.
derin bir budama geçirdi kendisi.

ve buna öyle üzüldü öyle bozuldu ki güzelliğini esirgedi bizden.
tek tük çiçek açtı.
aşığının üzüntüsüne dayanamayan Şükrü Bey de
bu sene pek çiçek vermedi.
zaten 2013'te güzel ne oldu ki bizim evde?
herşey kötü herşey üzücüydü...
belki de bizim neşemiz huzurumuz olmadığından
2013'te onlar da mutsuzdu...


ve geldik 2014 yılına....

ey dostlar....
bizim bu sene düğünümüz vardı :)
morlarımız pembelere karıştı.
salkımlarımız gelin tellerine...




vangelya...vigelya...gelin tacı...
Japonya,Kore ve Çin'de doğal olarak yetişen,
boyu 3 mt.yi bulabilen bir çalı türüdür...

güneşli ve nemli yerlerde güzel çiçeklenir.
toprak seçmez ki en güzeli budur.her toprakta yetiştirebilirsiniz.
çiçeklenme döneminden sonra budama yaparsanız,
gelecek sene için çiçek verimini arttırırsınız.


pembe,beyaz ve kırmızı çiçek açarlar.
alacalı rengi de vardır.


soğuk havalara dayanıklıdır. -20 dereceye kadar dayanır.
Marmara ve Karadeniz iklimine çok uygundur.


çiçekli dönemi yaklaşık 20-21 gündür.
mor salkım ve haseki küpesi gibi,
yılın 11 ayını 1 aylık çiçek için beklemek zorundasnız.


üretmek isterseniz, sonbaharda odunsulaşmış uç dalları dikerek 
veya ilk baharda tohumları ekerek yetiştirebilirsiniz.
 ben tohumdan hiç denemedim ama  çiçeklenme bittikten sonra 
odunsulaşmaya başlayan uç dallardan yetiştirmeyi başardım.


özetle...
bir aylık harika bir renk görmek isterseniz bahçenizde,
deli gibi çiçek açsın,gelin gibi salınsın,
bahçeyi pembelere boyasın isterseniz...
gelin tacını bahçenize alın...

mor salkımın yanına dikin ve renk cümbüşüne doyun...





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...