28 Mayıs 2014 Çarşamba

hayat her zaman insana gülmez...azıcık da sen gıdıkla :)



gıdı gıdı gıdı gıdı...
gıdıklamaktan sıkıldım,o ise bir tebessüm bile etmedi.
bir gün fena patlayacak...kas kas nereye kadar...
katıla katıla gülecek bize de hayat...
bekliyoruz...buna da şükür...

izinliyim bu hafta...güya evi ve bahçeyi toparlayacaktım.
hoş gene de bir iki iş yaptım ama amaç bu kadar değildi...
hala ev ve bahçe sınırları içinde çalışan işçiler...
çekiç ve matkap sesi...
 uyandığımdan beri devam eden baş ağrısı...
iki değişik ağrı kesici...
koca bir demlik çay...
hava kurşun gibi ağır...
kafamın içi bir milyoncu dükkanı gibi...
özetle ev dağınık,bahçe dağınık,ben hepsinden dağınık...
başlamak bitirmenin yarısıdır ya...hah işte ben başlayadım bile...

geçen sene chalk paintle bir iki bişey boyamıştım.
daha başka şeyler de boyarım diye fazla fazla hazırlamıştım.
bir senedir duruyor bir kutunun içinde,baktım bozulmamış,katılaşmış ama...
ne de olsa içinde derz dolgusu var,normaldir...
aldım elime,biraz sıcak su kattım.karıştırdım,eski haline döndü.
kenarda köşede kalmışları boyadım.


bu çerçeveyi çok çok ucuza almıştım,
içinde bana hiç uymayan bir resim vardı,söktüm attım.
çerçeve kızıla bakan maun gibi bir renk...
chalk paint boyamız ise beyaz renkte...
içine azıcık kahve ve çok çok az kırmızı ekleyerek güzel bir renk elde ettim.
başladım boyamaya...
ilk kattan sonra kurudu,ikinci katta tamamen kapandı kendi rengi...


daha sonra beyaz chalk paint içine azıcık kirli beyaz ekledim,
süt beyaz olmasın diye.
kuru fırça eskitme şeklinde boyadım sonra.
kuru bir fırça lazım...geniş,sert kıllı bir fırça...
fırçanın ucu ile boyaya azıcık dokunup fazlasını bir kağıt havluya silip
üstten üstten boyadım çerçeveyi....




sonuç iyidir,beğendim...
içine başka bir resim koyup duvara asmayı düşündüm önce....
sonra ayna yapmaya karar verdim.
evin girişinde ayakkabılık üstüne astım aynayı.
eve giren çıkan saçını başını düzeltsin diye :)


hazır tebeşir boyayı elime geçirmişken sağda solda bekleyen saksılara da el attım.

şöyle eski kahverengi plastik bir saksı var elimde...


önce beyaz plastik boya ve pon pon saplı süngerle
pıt pıtlayarak iki kat saksıyı boyadım.
her kat arası boyanın iyice kuruması gerekiyor.
eğer ilk kat kurumadan ikinci katı boyamaya kalkarsanız alttaki boya da kalkar.

aslında enamel cam boyası da vardı evde ama
onu camlar için kullanırım diye düşündüm.
elimde bol miktarda plastik boya var,saksılara bunu kullanmak daha mantıklı geldi.

sonra elimde kalan chalk paint içine azıcık siyah ekledim
 güzel bir gri rengim oldu  ve yine pon pon süngerle boyadım saksıyı.
ikinci kat için, kalan gri rengine çok çok az sarı ekleyip
kum grisine benzeyen bir gri daha elde ettim.
bununla da boyadım bir kat...


1-beyaz plastik boya
2-gri chalk paint
3-kum grisi chalk paint
pon pon süngerle pıt pıt :) boyadığım için beton dokulu bir görüntü oldu.

ardından rölyef pasta ile desen yaptım.
rölyef kuruyunca sütlü kahve ahşap boyasıyla üstten üstten renklendirdim.


maksat desen ortaya çıksın azıcık.

kuruyunca beyaz chalkp painti fırça ile bir kat daha vurdum saksıya
ama hemen sildim,çünkü
sanki kireçlenmiş gibi bir görüntü olsun istiyorum...
 işte sonuç..



su bazlı mat vernikle vernikledim bir kaç kat
çünkü dış mekanda duracak ve suyla pek sık haşır neşir olacak.


içine sitemizin bahçıvanından hediye petunyalar...
pek yakıştı pek güzel durdu...
beğendim....

beğenmediğim şey ise şu uyuşukluğum...
kendisine somurttuğum ve doğal olarak onun da bana bolca somurttuğu hayat...
neyse gıdıklamaya devam...
gıdı gıdı gıdı gıdı...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...