5 Eylül 2013 Perşembe

denizci feneri, ahşap tepsi, galvaniz saksı... hepsinin peçetesi aynı...


vaktinde elime bir peçete geçirmişim ki sormayın...bayıldım...
ayılıp ayılıp her önüme gelen objeye yapıştırdım...
bu deseni kim çizdiyse onu bulup,alnının çatısından öpesim var :)

ideal home range peçete desenlerine bakıp bakıp kafayı yemek için buraya,
bu peçeteyi satın almak için de buraya  bakmanız lazım...

peçetem bu...
genelde peçetelerimi Meyra hobi'den sipariş ederim.
2-3 günde elime ulaşır.

peçete gelene kadar o güzellikleri yapıştıracak objeleri de kafamda belirlerim.
hayaller kurarım,kime hediye edeceğimi bile düşünürüm...

ama fakat lakin,ne yazık ki,maalesef...
bazen keyfim yoktur,bazen zamanım....
bazen her ikisi de vardır ama rahat  bırakanım olmaz...
peçeteler durur...birikir birikir  beklerler...

ama bu peçete hiç beklemedi.
hanımefendi şu an first lady konumunda...başköşede yerini aldı.


öyle kullanışlı bir peçete ki...
beyaz ve krem fon rengine sahip iki çeşit var.
desenleri kenarlarından kolayca ayırabiliyorsunuz.
makasla kesmeye gerek yok.
bu en sıkıldığım şey...
benim peçetelerimin desenleri başka başka desenlerle içli dışlı olmayacak.
hemen kesip koparılacak,şıp diye yapıştırılacak..

deseni makasla kesersen illa ki o makas izi kalıyor,ben kızıyor :)

işte bu dertten mustarip olmamak adına 
fırça ile ıslatarak deseni ayırmak en hayırlısı benim için...
ince motor hareketleri yapmak mide bulantısı ile eşdeğer olduğundan kelli
makasla kesmeyi hiç denemiyorum bile.
almayayım ben,sinir hücrelerim yerinde dursun .)

fırçanın ucu su ile ıslatılır,
desenin kenarlarından geçilir,
ıslanan yerden parmak ucu ile minik minik kopartılır...


önce bir saksı boyadım.
mor beyaz şeritleri vardı,beğenmedim ama aldım carrefour'dan...

Eminönü'e gidip galvaniz saksı peşinde koşamam şimdi.
nasılsa plastik boya ile boyayacağım.ne renk olduğunun önemi yok.


beyaz plastik boya ve pon pon süger ile iki kat pıt pıtlayarak boyadım.
ve desenleri saksıya dekupaj tutkalı ile yapışırdım.
parlak sprey vernikle 3 kat vernikledim.




bu ilk denemeydi...
pek beğendim eserimi,
durdum durdum baktım.kedi yavrusu gibi sevdim kucakladım kendisini...

ikinci çalışmayı Bulgaristan'da ablam için yaptım.


kirli beyaz ile iki kat boyadım.


peçeteleri nasıl yerleştireceğime karar verdim.


sprey parlak vernik ile vernikledim.
ay bunu da çok beğendim.
beğenmekle kalmadım kıskandım da aynı zamanda.
ilk fırsatta aynı tepsiden yapıp kendime hediye etmem lazım.



tatil bitti,eve döndük.
peçeteden bir iki desen daha kaldı.
nereye yapıştırsam,ay daha neyi güzelleştirsem derken....
gözüm neye takıldı bilin..
kayınpederimin, tavan arasındaki sefil hayatından çekip çıkardığım denizci feneri...

yıllardır dura dura tamamen paslanmış olan fenerin ilk halinin resmi yok maalesef...
ama aynı buna benziyordu görüntüsü..




evimizin zımparacısı buna da el attı ve parlattı güzelimi...
ve bu hale geldi....



evde enamel matrix boya vardı.
bazı yerlerini süngerle,bazı yerlerini fırça ile boyadım.
peçeteyi yapıştırıp vernikledim.


bunu  da çok beğendim.
neden?
çünkü peçete güzel....

haaa bu arada...
kırlenti de kendim diktim.
hem de ellerimle :))
neden ellerimle?
babaannemin ben evlenirken verdiği 1930'lardan kalma
pedallı antika makinamın kayışı koptu da ondan...

fenerimi ve kırlentimi,
kocişimin, yemek odasından arta kalan sandalyeleri birleştirerek
benim için yaptığı tahta banka koydum.
resmini çektim, tavana vurmuş kendini beğenmişliğimin kanıtı olarak...:))

imza: narsist :))

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...