29 Aralık 2014 Pazartesi

dökülenleri topla Sebastian,zira benim işim var...





merhaba çok sayın ve pek sevgili okuyucu...
merhaba ahşap boyama sevdalıları,
minyatürcüler,scrapbook'çular,keçeciler...
 merhaba ey dikişçi, nakışçı,pastacı,börekçi kardeşim...

ve tüm bunlarla hiç alakası olmayan,
sadece "off ne güzel şeyler bunlar,
ama bende hiç yetenek yok ki" diyen,
bir iki bişey denemiş ve becerememiş,
ve yahut hiç denemeye bile niyetlenmemiş,
sadece "resimlere bakmak hoşuma gidiyor" diye
hobi ve yemek bloglarını takip eden arkadaşım...
sana da merhaba...

buzzz gibi bir pazartesi gününden sevgiler saygılar herkese...
yarın kar yağacakmış diyollaa...
bizim köyde fecci bir rüzgar var,bahçe uçuyor.
eve gelince ne göreyim?
ceeee...



sukulentlerimin saksı standı havalanmış,
yerçekimine yenik düşmüş yere yapışmış tabi...
saksılar da "bi tek biz mi kırılcaz?" deyip
sehpanın ayağını da kırmışlar düşerken :(
hainler...hiç beklemezdim onlardan...

ellerim morara morara çiçekleri topladım,
kimini hemen başka saksıya geçirdim,
kimi de dikilmeyi bekliyor,yağmur dinerse tabi...

bugün pazartesi sendromu yaşamıyordum ben ya...
neden? çünkü cirrrlop gibi bir pazar nöbeti tuttum,
binbir hevesle eve geldim,fakat şu görüntü beni benden aldı.
ay aman öf....

çayımı demlemişim,evde yalnızım...
boyalarım, kutularım, resimlerim önümde...
tv'de romantik komedi filmi bulmuşum...
keyfimi hiç bişeyler bozamaz..

bir önceki postta yeni yıl temalı bişeyler mi boyasam ne yapsam dedim ya...
hah işte onları boyadım az önce,sadece vernik kısmı kaldı.
gerçi hiç niyetim yoktu ama iki adet hediye hazırlamam gerekiyordu.
kullanmayı düşündüğüm resimlerden vazgeçip,
karlı kışlı iki resim seçtim.
oldu sana yeni yıl temalı çalışma :)

ama şimdi son boyadıklarımı gösteremem çünküüü
ikisi de bu hafta sonu  hediye olarak verilecek.
sürprizi bozmayalım.

*******
gelelim bu postun kahramanlarına...
efendim bu iki minik kitap kutu
(ki hala kırtasiyede bolca mevcut,al al bitmiyo mübarekler)
iki adet, tatlı minik prenses için.
biri henüz dünyaya geldi,diğeri 7 yaşında.

mavi olanı  miniş bebeğimiz için boyadım.
pembe olan kutudan daha önce de yapmıştım hatırlarsanız, işte burada.

başlayalım mı? e hadi o zaman...
önce resim...
bu tarz vintage çizimlere bayılıyorum ya...
 çizen sanatçıyı saygıyla anıyorum.
küçük hanımın resmini,biraz süsledim önce.
bir çerçeve ve güzel bir gül ekledim.
A 4 kağıdına iki adet olacak şekilde print ettirdim.
birinin yönünü değiştirdim ki hem transfer hem dekopaj için kullanabileyim.
A 4'ebasılan bu iki adet resim,tam da kutunun ebatına uygun oluyor.


bu menteşelere savaş açtım ama çıkarmak gerçekten çok zor.
mdf'ye zarar vermeden çıkaramadım.
iki vidayla tuttursan ölür müsün be adam?
en azından ikiye ayırdım,daha rahat boyadım.


kapağın altını üstünü beyaza boyadım.


dışını da koyu bir maviyle boyadım ama ilk halinin resmini çekmemişim.
alttaki gibi bir renk işte...
çok da önemli değil çünkü eskiticem o maviyi.


kutu içini de beyaza boyadım ve minik güllü bir peçeteden
gülleri kopara kopara dekupaj tutkalıyla yapıştırdım.


kapağın iç kısmı da peçeteden nasibini aldı.


ve kutunun maviye boyadığım kısımlarına beyaz ile fırça eskitme yaptım.


kalın,sert kıllı, geniş bir fırçanın uç kısımmlarını
eskitmede kullanmayı düşündüğünüz renk boyaya azıcık batırıyoruz.
fazlasını kağıt mendile değdirip alıyoruz.
yanağımıza allık sürer gibi tek yönde,
bastırmadan,toz alır gibi sürüyoruz.
boyayı sulandırmayın sakın,boya koyu olmalı.
ve fırça asla ıslak olmamalı...
 tek renk yerine iki üç ayrı renk de kullanılabilir.
her renk için ayrı fırça kullanmayı da unutmayın.


menteşelerin denk geldiği yeri kestim daha sonra.


ve dekopaj tutkalı ile yapıştırdım.
aslında transfer de yapabilirdim ama beklemek istemedim.


ve resim dekopajından sonraki hali.


veee..en heyecanlı kısma geldim.
çok heyecanlıyım,kalbim duracak nerdeyse...
ellerim titriyor...ilk kez yapıcam bunu...
rölyef pasta ile desen yaptııımmmm
ve başardımmm....heyoooo :)))))
hahaha :)))


rölyefimiz kuruyunca da aynı stencili tekrar üstüne koyup,
pon pon fırça kullanarak,pıt pıt maviye boyadım.


rölyefi tamamını boyamıyoruz ama,
pıt dokunuyoruz pıt kaçıyoruz.
pıt pıt :))


buzlu bir görüntü oluştu,çok hoş...


ve kutunun yan tarafına da yine aynı stencili kullanarak
ve beyaz renkle pıt pıt boyayarak,
daha fazla kutuyu palyaçoya çevirmeden,
boyama işini bitirdim..


ve fırça kullanarak,su bazlı mat vernikle vernikledim.




e hadi buraya oturmuşken diğer kutuyu da göstereyim.


aşamaların hepsi aynı aslında..


resim dekupajı..


içi ve dışı tamamen pembe...içinde peçete dekupaj yok.


buna eskitme yapmadım,
kutunun alt kısmına ve yan tarafına stencille desen yaptım.


bu resmi kullanarak yaptığım ilk kutudan biraz farklı olsun istedim.
farklı bir stencille desen yaptım,malum yine rölyef pasta ile.


fakat rölyefi renklendirmedim,beyaz bıraktım.


kapağın iç kısmındaki çivi deliklerini kapatmak için de rölyef pasta kullandım.


sayfa efektini yaptım sonra.
diğer kutuda da aynı yöntemi kullandım.
önceki kutularda rölyef pastayla sayfa dokusu yapmıştım
ama bunda kuru fırça yöntemini kullandım.


ve bu kutu da bitti.

kutuların her ikisi de çok hoş oldu,çok beğeni aldı.
hatta bir kaç tane sipariş bile verildi.

7 yaşındaki prenses kutuyla yatıp kalkıyormuş,haberlerini alıyorum :)
dün işyerindeki arkadaşlarla kahvaltı yaptık.
küçük hanım da oradaydı ve hediye kutu için teşekkür etti bana
ve yeni bir sipariş bile verdi :))
pembe kalpli bir takı kutusu istiyormuş.
en kısa zamanda yaparım inşallah...





eveett...
500 mt.lik bir postu daha başarıyla bitirmenin
dayanılmaz hafifliği içindeyim. :)

inanın,boya yaparken bu kadar uğraşmıyorum,
yazmaya başlayınca çenem çok pis düşüyor,
normalde hiç konuşmam :D

ben ve saz arkadaşım Sebastian,
neşeli,huzurlu bir gün dileriz.

ps: Sebastian pazartesi sendromundaymış,bütün işler gene bana kaldı.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...