14 Eylül 2013 Cumartesi

Laleli'den geçilir,Lalelimden geçilmez...


Lalelim Laleli'de oturur
Laleli lale kokar lalelimden.
Laleli'den geçilir
Lalelimden geçilmez!..

demiş Orhon Murat Arıburnu...

lakin kokan laleye hiç rastlamadım.
onun aşkıydı belki de lale gibi kokan
bilemem... benimki öyle kokmaz:)

what ever...

zamansız lale resmi koyasım var buralara,
lale resimli tepsimi gösteresim var.

hiç zorlanmadan,basit yöntemlerle,dümdüz,kısa zamanda yapılan bir tepsi bu.

hani özene bezene bir iş yaparsın,
her aksilik seni bulur,
her zaman yaptığın şey bir türlü güzel olmaz,
her adımda daha da batarsın,
düzelteyim dersin daha kötü olur...

heh işte,bu tepsi öyle olmamıştı.
her aşama yağ gibi kayıp gitmişti.
ne sorun,ne pürüz,ne aksilik...

çünkü bu tepsiyi yaptığım kişi,
zaten pozitif birisiydi.
ne yapsan beğenir,
hediye aldığına sevinir,
yüzü hep güler,
"kendin nasılsan işin de öyle gider"
                             

   *********************

boyanacak objeyi ellerim,dokunurum,severim önce...
ben kıymık,pürüz ararım, o sanar ki ona aşığım...

aşk öyle kolay olmaz canım benim.
önce tanıyalım birbirimizi,
görelim neymişiz nasılmışız...

varsa bir pürüz,hemen hallederiz.
zımpara ne işe yarar? :))


rölyef pastayı severim ben,çok da kullanırım.
bu tepsi de nasibini aldı bundan.
şablonu objeye kağıt bantla tutturup pasta rölyefi bir spatula ile sürerim.
kalın bir kabartma istersem bolca sürerim.
incecik bir kabartma olsun istersem,sıyırırım rölyefi spatulayla.


pasta kuruyunca alt rengi boyarım.
hani eskitme yapınca,alttan görülen renk.
desenin içinden bir renk seçerim bunun için.


yeşile boyadım tüm tepsiyi.
zaten bu yeşile bayılırım ben,eskitmeye çok yakışır.

bir de kahverengi eskitmeyi severim.
bir de petrol mavisi eskimeyi.
bir de siyah eskitmeyi :))

pembe mor kırmızı turuncu vs..eskitmeyi sevmem yani...
yapmam,beğenmem...
gerçi bir gün böyle birşey yaparsam şaşırmayın sakın.,
arada sevmediğim şeyleri de yaparım ben :))


kirli beyaza boyadım her yerini sonra.
içini ve altını boyarken boyayı azcık sulandırdım.
olduğu gibi sürünce fırça izleri kalır genelde.
sulandırıp sürersen kalmaz ama en az 3 kat boyamak lazım.

kenarlarını boyarken kuru eskitme yaptım.
mumlamadım yani.

kupkuru bir fırçayı boyaya azcık dokundurup,
fazla bastırmadan boyuyorsun,
hani püsküllü toz alma fırçası vardır ya
hah işte onunla nasıl toz alırsın,
öyle boyuyorsun işte..
toz alır gibi yani...
fazla bastırmayacaksın,dokundurup kaçacaksın :)
alltan fon rengin belli olacak.


tepsi küçük,peçete büyük..
ayarlama yaparım genelde,
desenler kaybolsun istemem,



ikili şeffaf çatlatma yaptım bunun için.
craftsy-crackle varnish.

ilk aşamadaki medyum, dekupaj tutkalı gibi beyazdır.
kurudukça rengi açılır,şeffalaşır.

ikincisi ise zaten şeffaftır ve sürdüğünüzde yağ tabakası gibi görünür.
ikisinin arasında bir gün beklersem güzel bir çatlatma elde ederim.


çatlaklar oluşunca ve iyice kuruyunca çatlakları beyaz yağlı boya ile doldurdum.
yeşil de olurdu aslına ama çok karartacaktı görüntüyü,beyaz iyidir.


beğenince bir tepsi daha yaptım.
aynı yerden alınmış başka tepsi,biraz daha büyük sadece.
aynı peçete,aynı tutkal,aynı fırça,
aynı boya,aynı medyum,boyayan aynı ben...
ama tepsi başka birine...
ve dediğim aksiliklerin hepsi oldu.
kiminin işi hep ters gider dedim ya...
gene de halletik sorunları.
inşallah o da kendi sorunlarını halleder...

velhasıl kelam,
ikisini de beğendim.

iyi düşünelim iyi olsun deriz ya..
iyi düşünürüz ama bazen  iyi olmaz işte...

sevgili okur...
biz gene de iyi düşünelim,iyi olsun bakalım...




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...