8 Şubat 2015 Pazar

eskici geldi hanııımm...






şu eskitme sevdası yüzünden kafayı yemezsem iyidir.
son zamanlarda  boyutlu boya ve antik eskitme boyaları elimden düşmüyor.
her şeyi boyamak,her boyadığımı da eskitmek istiyorum.

en son 4 küçük hanım için kutu boyadım.
yaşa uygun olarak rengarenk cıvıl cıvıl renkler kullandım.
ellerim ikide bir antik eskitmeye gitti geldi.
kendimi zor tuttum resmen,irademe sahip olmakta çok zorlandım.
neyse ki eskitme yapmadan kutuları bitirdim.

bir önceki postta,
eski iş yerimdeki arkadaşlarımın ziyarete geldiğini yazmıştım.
bu tepsi de o arkadaşlarımdan biri için yapıldı.

çok uzun zamandır kullanmak istediğim bir resimdi.
bir köşede duruyordu,çok önceden print ettirmiştim.
garibim nihayet kurtuldu beklemekten.


bu arada iğrenç ötesi,her türlü hakarete layık gördüğüm bir grip geçirdim.
iş yerimdeki grip salgınından ben de nasibimi aldım,benim neyim eksik?
hoş, grip olacağımı anlayınca hemen önlem almaya çalıştım,
ilaçlarım,grip çaylarım ve ben hazırdık.
her türlü saldırı için gardımı geliştirmiştim.

ama hava güzel diye geçen pazar bahçeye çıkıp,
soğuktan donan çiçekleri yolmak için fazla dışarıda kalmayacaktın basilyus.
sen bunu hakettin, Allah seni naapmasın basilyus...
alık basilyus...

önce burnum kaşınmaya başlar benim.
sonra boğazımda mırç mırç bir gıdıklanma başlar.
saatler sonra adele ağrısı,bi yorgunluk,bi salaklık çöker üstüme.
ertesi sabah tıkalı bi burun ve iğrenç bir boğaz ağrısı...
gözlerim yaşarır,burnum akar,elimi kolumu oynatamam.

öyle gıcık bi grip geçirdim ki 
işyerimdeki arkadaşlarım bile depresyona girdi bu sefer.
"ay ne çekilmez oldun ayol,bi daha grip olma" dediler.
sürekli mıy mıy,mutsuz mutsuz,şensiz neşesiz dolaştım bir hafta.
herşeye ağzımı burnumu yamulttum,
yüzümü gözümü ekşittim.
öyle kötü öyle kötüydüm ki kendimden nefret ettim resmen.
uflarla puflarla,rapor almamak için direndim.
aman ne iyi ettim,sanki madalya taktılar o halde çalıştım diye.

neyse ki dün akşam 7 de yatıp,bugün öğlen 12 de kalkınca
uyumaktan şiştim,dinlendim ve gözü açıldı nihayet.
ve de nihayet bloguma kavuştum.

şimdi bir tepsi boyayalım beraber.
her zamanki mazlemelerle,yeni bir teknik yok.

bir adet tepsi, transfer resmimiz,akrilik boya,rölyef pasta,
stencil, kahverengi antik eskitme boyası ve fırçalar...


öncelikle,eğer transfer yapacaksak,resmi ters çevirip print ettiriyoruz.
tepsiyi TEX.CO marka antik beyaz rengine boyuyoruz üç kat.
beyaz dediğine bakmayın bildiğin krem renginin bir ton koyusu,sarı gibi bişey.
ama eskitmeye kesinlikle çok yakışıyor.

sonra resmimizi yapıştırıyoruz... bakınız resim transferi

daha sonra tepsinin iç kenarlarına,stencil ve rölyef pasta ile desen yapıyoruz.


isterseniz önce rölyefi yapıp sonra objeyi boyayabilirsiniz de.
ama ben rölyefin beyaz olmasını istiyorum.
sadece antik eskitme boyasıyla renklensin.


transferi soyalım sonra...en zevkli kısım...


şimdi bu resim bizim tepsimize 1 cm kısa geldi.
ben boya ile resim tamamlama işinden pek hoşlanmadığım için bunu yapmıyorum.
resim dar gelirse kenarlara boya veya rölyef ile bordür de yapabilirsiniz
ama ben bu sefer  resmin kenarlarını soymayı tercih ettim,
çünkü tam anlamıyla eski bir tepsi istiyorum.
"eskimiş zavallıcık...eskimiş kirlenmiş,soyulmuş,
ah garibim neler çekmiş kimbilir,ne kadar çok örselenmiş.."
gibisinden...


şu şekil yani...


ve antik eskitme boyasıyla boyuyoruz.


rölyeflerin etrafında ve tepsinin kenar köşelerinde
daha fazla eskitme boyasının kalmasına izin vererek boyayı siliyoruz.

ve tepsinin her iki yanı...


5-6 kat su bazlı mat vernikle vernikliyoruz.
ne kadar çabuk boyadık di mi? :)

gözünüzde büyütmenin anlamı yok.
bu kadar basit işte.


hımmm..pek eski oldu :)
sanki nenemin annesinden kalmış gibi :)




cümleten elimize kolumuza sağlık.
pek güzel oldu,artık hediye edebiliriz.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...