24 Kasım 2013 Pazar

josephin ve angelina



blog resmini kullanarak bir kutu yapmıştım geçtiğimiz ilkbahar...
resimleri nereye fıydırıp attıyssam,ancak bulabildim...
çoook uzaklardaki bir arkadaşımın güzel kızı için...

kırık beyaza boyamamışım kutuyu hayret..
kendimi nasıl tebrik ettim bilemezsiniz.

güzel kızımızın beğenmesi için pembe rengi kullandım.

kız çocuklarının bir "pembe" dönemi olur hani.
her bişeyleri pembedir.
odalarında her mobilya,nevresim,yastık kılıfı...
süsleri püsleri pembedir,
terlikleri,pijamaları,kalem kutuları...
tokaları,kitap kapları...

daha doğmadan kızlara pembe,erkeklere mavi bir dünya hazırlarız.

hiç düşündünüz mü neden pembe ve mavi?
ben taaa ilkokuldan beri düşünürüm.
pembeden hi hoşlanmamışımdır giysi olarak...
pembe takılarım ve ayakkabım da hiç olmamıştır.

pembe ruj ve oje kullandım tabi...büyüyünce :)
ama pembeye boğulan bir kız çocuğu olmadım hiç.

lakin geçenlerde pudra pembesi  ve kırık beyazdan bir yatak odası yaptım kendime.
yılların acısını çıkardım gibi yani :))

internette, çocuklar için  mavi ve pembe kullanımı için bir sürü fikir var.
hepsinin temelinde öğrenilmiş alışkanlıklar yatıyor aslında.

Yüzyıllarca önce insanlarda şeytani güçlerin, 
bebeklerin veya küçük çocukların odalarında dolaştıklarına, 
onların vücutlarına girmek için fırsat kolladıklarına ilişkin ortak bir inanç vardı. 
Ayrıca bu şeytani güçlerin, mavi renk tarafından kovulduğuna da inanılıyordu. 
Çünkü mavi göklerin rengi idi. 
Hatta bugün bile hala Ortadoğu'da şeytanı kovmak için, 
bazı evlerin kapıları maviye boyanmaktadır.

O zamanlarda, sülalenin devamı için, 
erkek bebeklerin önemi daha fazla olduğu için, 
şeytan korkar da gider diye, 
erkek bebeklerin ve küçük erkek çocukların giysilerinin 
mavi olması adet haline geldi ve yüzyıllar boyunca devam etti.
Çok sonraları kız bebekler de "erkek bebekler kadar önem kazanınca", 
onların giysilerine de bir renk verilmesi ihtiyacı doğdu 
ve de çiçeklerin en güzeli olan gülün rengi, yani pembe renk verildi.



blog resmimi kullanmaya karar verdim.
içine Harrison amcamın bayıldığım kadın resimlerinden ikisini koymuştum.
Josephin'i tanıyorsunuz, diğeri de kardeşi Angelina...

en az onun kadar nazik,naif bir fransız matmazeli...
ve her ikisi de ayna delisi :))


kutunun her yerini en sevdiğim renk olan duck egg  rengine boyadım,
resmin fon rengine uyması açısından...



bu kadar ayna meraklısı iki hatun resmi kullanıp da
kutunun yanında bir de ayna boyamamak olur mu?


kutunun dış kısmının kenarlarını mumladım.
güzel bir pembe tonuna boyayıp zımparaladım.


aynı şekilde aynayı da mumlayıp,boyayıp zımparaladım.


daha sonra en sevdiğim stencil ile kutu kenarlarına desen yaptım.



resmi dekupaj tutkalı yapıştırıp, aynaya da desen yaptım.



daha sonra ikili şeffaf çatlatma ile kutuyu ve aynayı çatlattım.
çatlatmayı burada ve burada anlatmıştım.



çatlaklar oluşup iyice kuruyunca içlerini parmak yaldız ile doldurdum.


parlak sprey vernikle 3 kat vernikledim.

küçük kızımıza kargo ile gönderdim.




çok renkli,cicişli bicişli bişey oldu.
tam kız çocuklarına layık...

arkadaşıma bir tepsi ve oğlu ve minik kızı için de iki kutu boyamıştım.
ama artık gidiyorum,onları sonra anlatırım.
çünkü pazar akşamı ve benim çok işim var.

tüm gün yattım durdum,evin içinde bir o yana bir bu yana gezdirdim kendimi...
kendimi pazartesi sendromuna hazırlamam lazım... :))

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...